edebiyat

Ölümün Kıyısında Yaşama Köprü: Loana ve Nisyan’da Bellek

İlk bakışta çelişkili gibi görünse de, çoğu zaman varolma halinin farkındalığı yok olma ihtimalinin getirdiği yüzleşmeyle keskinleşir. Yaşamı bedenimizin sınırları doğrultusunda deneyimlediğimiz düşünülürse varoluşa dair en keskin farkındalık anlarımızın bedenin zayıfladığı, çöktüğü, yetersiz kaldığı durumlarda ortaya çıkması oldukça doğal. İnsan… Read More ›

Mizahı, Karadeniz’i ve Toplumcu Gerçekçiliğiyle Rıfat Ilgaz’ın Romancılığı

Türk edebiyatında toplumcu gerçekçi isimlerin başında gelen Rıfat Ilgaz çoğunlukla Hababam Sınıfı’nın yazarı olarak bilinir. “Hababam Sınıfı” filmlerinin getirdiği görünülürlüğün bu tanınmışlıkta etkisi elbette büyük. Kendi dönemi ve sonrası edebiyat çevrelerinde ise yazarın şairliği ve mizahı ile bahsi geçer. Oysa,… Read More ›

Gerçeğin Sınırlarında "Oğlum İçin Bir Masal"

Walter Benjamin “hikaye anlatıcısı” başlıklı metninde hikaye anlatıcılığından romancılığa geçişi kolektif olandan bireysel olana geçiş ekseninde değerlendirir. Geleneksel hikayecilikte bireysel deneyim kolektif olanı besler ve ondan beslenir. Böylece bilgeliğe dönüşür ve yaygın bir etkileşim alanına ulaşır. Roman ise yalnız ve… Read More ›

Hayal ile Hiyel Arasında: Kitab-ül Hiyel

İhsan Oktay Anar’ın romanları gerek hikayeleri gerekse edebi nitelikleriyle oldukça özgündür. Anlatının kendine referans veren gerçekliği, mistik-fantastik öğeler ve hikayelerin kilit noktalarının olmazsa olmazı Uzun İhsan Efendi bir Anar metninin masalsı tarihselliğini oluşturan özelliklerden sadece bazıları.[1] Yazarın romanları iki döneme ayrılmaktadır…. Read More ›

Mutlu Prens (The Happy Prince – Oscar Wilde)

Şehrin yükseklerinde, uzun bir sütunun üstünde Mutlu Prens’in heykeli dururdu. Baştan aşağı saf altın varakla kaplıydı, gözleri iki parlak safirdendi ve kılıcının kabzasında büyük kırmızı bir yakut ışıldardı.             Hakikaten hayranlık uyandırırdı. “Bir rüzgar gülü kadar güzel,” diye yorum yaptı… Read More ›