Gloucester: Ben diyeyim Kral Lear, siz deyin Harry Potter

Earl of Gloucester.
I have no way, and therefore want no eyes;
I stumbled when I saw.
(King Lear, Act IV, Scene 1, “The Heath”)
İngiltere seyahatlerimin teknik olarak pek turistik olmamasından dolayı, biraz heyecan olsun diye bir yöntem geliştirdim: şehir piyangosu. Mümkün oldukça, başka bir amaçla gitmem söz konusu olmayacak; bazen tamamen rastgele, bazense çok basit bir nedenle seçtiğim bir şehri 1-2 günlüğüne ziyaret ediyorum. Bu sene iki nedenle piyango Gloucester’a (Glostır okunur) vurdu: Nehir kenarında tarihi bir şehir olması ve en sevdiğim Shakespeare oyunlarından Kral Lear’daki Earl of Gloucester karakteri.
Gloucester, Severn nehrin kenarında kurulmuş eski bir liman kenti olmasının yanında, 11. yüzyılda yapılmış katedraliyle de İngiltere’nin önemli tarihi yerlerinden biri. Aslında ufakça ve sessiz-sakin bir şehir. Ama İngiltere’de, bir kentte psikoposluk katedrali olmasının onu şehir sınıfına soktuğu geleneğini düşünürsek, görece fazla sessiz-sakin de denebilir. Bunun bizim hafta içi gitmiş olmamızla ilgisi vardır elbette ama gelişen ulaşım teknolojileriyle ticaretin doğasının değişmesi sonucu birçok liman kentinin başına geleni yaşadığını da söyleyebiliriz.
Gloucester aslında Romalılar döneminde kurulmuş bir şehir, hala parça parça surlar görmek mümkün. Bulunduğu konumdan ötürü de oldukça hareketli bir tarihi var. Katedral ise bunun ayakta duran en önemli örneklerinden biri. Örneğin, 16. yüzyılda VIII. Henry’nin manastırları ortadan kaldırırken Gloucester Katedrali’nden toptan vazgeçmemesinin tek sebebi kralın atalarından II. Edward’ın burada gömülü olmasıymış. Eh, Harry Potter hayranları II. Edward’ın duacısı olsun, isterlerse gidip iki mum yaksınlar, çünkü Hogwarts koridorlarının büyük bir kısmı burada çekilmiş. Benim katedralde en çok beğendiğim şey vitraylardı. Müthiş derinlikte, canlı renkleriyle içerde çok başka bir atmosfer yaratıyorlar.

 Ziyaretimizde katedralde David Carson Shaw’ın “In Spiritua Ad Claustro” başlıklı resim sergisine denk geldik. Ressam canlı renkleri, soyut ve ikonik sembolleriyle özgün bir manevi dünya kurmuş. Kompozisyonları sıcak bir ruh taşırken, tuvallerin küçük boyutları temsil ettiği mütevazı maneviyatla uyum sağlıyor.

 

Earl of Gloucester.

O you mighty gods!
This world I do renounce, and, in your sights,
Shake patiently my great affliction off.
If I could bear it longer and not fall
To quarrel with your great opposeless wills,
My snuff and loathed part of nature should
Burn itself out.

(King Lear, Act IV, Scene 6 “The Heath”)

 



Categories:gezi

Tags: ,

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: