Semaver Kumpanya – Metot

Aradığınız “İsmail abi”ye şu anda ulaşılamıyor…
Geçtiğimiz günlerde yine bir İstanbul seyahatiyle tiyatroyu bir araya getirmek istedim. Semaver Kumpanya’nın Metot oyununu seyretmeyi umuyordum ama İstanbul’da fırtına çıktı. Bir sonraki seyahatimde daha şanslıydım çünkü hiç hesapta yokken oyuna Bahçelievler Belediye Tiyatrosu’nun gençlik festivalinde denk geldik. Organizasyonda yaşanan saçmalıklardan bahsetmeyeceğim ama Bahçelievler Belediye Tiyatrosu bundan 10-15 sene önce daha iyi çalışıyordu. Mesele sadece yeni sahne açmakta bitmiyor demek ki… Neyse…
           
Katalan yazar Jordi Galcerán’ın 2003 yılında yazdığı Metot oyunu çok dikkat çekmiş, hatta filmi dahi yapılmış. Hikaye toplu halde iş görüşmesine alınan dört karakterin, asıl seçim aşamasının psikolojik sınama yöntemiyle gerçekleşeceğini öğrenmeleriyle başlıyor. Kapitalist ekonominin can damarı olan rekabet, söz konusu psikolojik sınama metodundaki tezahürüyle, büyük şirketlerin çalışan alımları üzerinden eleştiriliyor. İnsanların özel hayatlarının, duygularının ve kişiliklerinin hiçe sayıldığı testler seyirciyi de vicdan muhasebesine zorluyor.
            Oyunda ilk dikkat çeken şeylerden biri sahnede oldukça minimalist bir dekor olması. Bu açıdan “doğalcılık” yöntemine özgü steril bir laboratuvarı andırıyor ve oyunun ana izleğini başarılı bir şekilde tamamlıyor. Özellikle sahne tasarımının oluşturduğu “çerçeve” seyirciyi düşünsel olarak aktif kılıyor, çünkü her ne kadar karakterler yukarılarda bir yerlerde onları izleyen kameralar arıyorlarsa da, asıl gözetleyen, gözlemleyen konumunda seyirci bulunuyor.
            Sahne tasarımının seyirciyi yaratılan atmosfere dahil etmesi Metot gibi psikolojik kuruluma dayanan bir oyun için elbette çok önemli. Ama bu psikolojik kurulumu derinleştirerek hissedilebilir hale getirecek oyunculuk da bir o kadar önemli. Sarp Aydınoğlu, Sezin Bozacı, Serkan Keskin, Mustafa Kırantepe… Oyuncuların tamamının performansları bu bağlamda çok tatmin edici. Hikayedeki gerilim arttıkça karakterlerin iç dünyalarındaki çalkalanmalar başarılı oyunculukla daha da ön plana çıkıyor. Fakat asıl coup de grâce oyunun sonunda geliyor. Duygu yoğunluğunun en üste çıktığını düşündüğünüz anda o yoğunluğun aslında var olmadığını ve her karakterin ayrı bir yalanı oynadığını fark ediyorsunuz. Hikayenin sonunda gelinen en uç noktada, herşeyin amaca ulaşmak için oynanan oyunlardan ibaret olduğu bütün çıplaklığıyla ortaya dökülüyor. Eleştirilen rekabet sisteminin acımasızlığı, insani olanın çirkin bir oyunun parçası olmasıyla zirveye çıkıyor. Bir bakıma oyun insan olma durumunun “amaca ulaşmak için herşey mübahtır” ile “dünya bir sahnedir” arasında sıkıştığı dar bir alan görevi görüyor.
            Bu oyunun Bahçelievler Belediye Tiyatroları gençlik festivali kapsamında sahnelenmesi diziler sayesinde daha rahat ulaşılan genç kitlenin tiyatroya ilgi duymaya başlaması açısından önemli bir adım. Ama Metot bu ortama gerçekten ne kadar uygundu bilemiyorum. Oyunu izlemeye gelenlerin yaş ortalaması oldukça düşüktü ve “İsmail abi”yi görmek isteyenlerin kafalarının karıştığından eminim. Nitekim, Serkan Keskin’in televizyondaki karakteriyle sahnedeki karakteri arasında çok ciddi farklılıklar var. Ama oyuncu her iki rolde de ayrı ayrı başarılı. Mesela, çok basit bir aksesuvar kullanımıyla, yani elindeki gazeteyle, aslında daha oyunun başında karaktere dair ciddi ipuçları veriyor ama bunu ancak oyunun sonunda, retrospektif olarak baktığınızda fark edebiliyorsunuz. Bir rolün üzerine yapışması oyuncu için büyük bir risktir ve Serkan Keskin bu sınavı başarıyla veriyor. Yine de oyunun konusu ve seyirci kitlesinin beklentileri söz konusu olunca o gece oyundan alınan verimin düşük olduğunu düşünüyorum. Keskin’in karakteri küfür ettikçe gülen bir seyirci kitlesi bunun en açık belirtisi. Elbette o gece salondaki herkesi bu bağlamda değerlendirmiyorum. Hatta özellikle tam da bu nedenlerden dolayı gençlerin o akşam orada olmalarının çok önemli olduğunu da düşünüyorum, ama “Sevgili seyirciler, aradığınız İsmail Abi’ye şu an ulaşılamıyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.”



Kategoriler:tiyatro

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: